Tüm Hakları Saklıdır. Powered by Blogger.
Eşsiz bilgilerin yer aldığı sitemizde okuyacağınız tüm bilgiler Tıp Hekimi: Dr. Erdoğan Zaim tarafından yazılmıştır.

Protein Nasıl Yakılır?


Proteinlerin Yakılması


Sindirilmiş proteinlerin bir kısmı vücutta yakılır, bir kısmı da vücutta tamir ve yeni kısımların yapılmasında
kullanılır.
Vücudumuzda tüm gıda ihtiyacı ve yeterliliği sinir sitemi ve kan aracılığı ile düzenlenir. Bu sinir sistemine
otonom sinir sistemi denir, kendiliğinden yürür.
Kandaki şeker miktarına göre insülin salgılanır, Kanda şeker artınca insülin salgılanması da artar ve bunun
etkisi ile şeker normal seviyeye düşer. Mevcut şeker vücudun çeşitli yerlerine insülinin etkisi ile depo edilir.
İnsülin yetersizliği vücutta 4 ayrı olayın ortaya çıkmasına neden olur.


  1. Glikozun Kas Hücrelerine Girememesi: Bunun sonucu hastada güçsüzlük ve halsizlik meydana gelir. Glikozun kullanılamaması vücutta eskiden depo edilmiş yağların parçalanarak kullanılmasına yol açar, bu durum kanda asetonu yükseltir ve zehirlenmeye kadar götürür. 
  2. Zayıflama: İnsülin yetersizliği, yağ hücrelerine glikoz girmesine engel olur, bu durum yağ depolanmasını önler, mevcut yağ da sarf edilir ve hasta zayıflar.
  3. Kasların Zayıflaması: İnsülin azlığı - yokluğu veya direnç gelişmesi durumunda tüm kas hücrelerinde amino asitlerden vücut proteini yapılmasında yeterince yararlanılamaması ve bunun sonucu kaslarda ve iç organlarda zayıflama neden olur. Bu 3 olayda, her şeker hastasında az veya çok derecede görülür ki, ilk ve belirgin olarak görülen olay, kasların glikozu kullanamaması olayıdır. Hasta kendinde güçsüzlük ve halsizlik hisseder ve hiçbir iş yapmak istemez. Vücudun yağ ve protein yapamaması daha sonra hissedilir ve biraz daha fazla yemek - yemek suretiyle kısmen veya bir süre için geciktirilebilir. Ama insülin açığı çok fazla olursa bir süre sonra hasta zayıflar.
  4. Erken İhtiyarlama: Bozukluklar yavaş- yavaş diğer organlarda da kendini göstermeye başlar, iç ve dış organlarda erken yaşlanmalara neden olur. Bunun sonucunda bozulmalar kan damarlarında kendini gösterir. Damarlara ait oldukları dokuları yeterince besleyemez olurlar ve o organlar erken yaşlanırlar. Ayrıca etraftan gıda alma suretiyle beslenen göz merceği çok zarar
    görür katarakt meydana gelir. Retina kanamaları sonucu körlük oluşabilir. Diz ve omurilikte çökmeler ve kaymalar meydana gelir. Kıkırdak dokuları daha çok zarar görür, romatizma ağrıları daha çok ızdırap verici olur. Şurası unutulmamalıdır ki, ister sağlıklı isterse şeker hastası olsun, herkes dengeli ve doğal beslenmelidir. Yani günlük enerji ihtiyacını, yağ, karbonhidrat, şeker ve proteinli gıdalardan almalıdır. Bunların oranlarına dikkat edilmelidir. Bu arada bilhassa beyin mutlaka şekerli gıdaya ihtiyaç duyar. Beslenmesi ve çalışması için şeker mutlaka gereklidir. Onun için en ağır şeker hastası bile her gün şeker almalıdır ki, beyni normal olarak çalışsın.
Dr. Erdoğan Zaim
Geleneksel Tıp Hekimi

Hiç yorum yok

 

Arama yapın

Yükleniyor...

BUNLARA DA GÖZ ATIN