Reklamı gizle

Diyabet tedavisinde altın öneriler nelerdir?

19 Kasım 2016
3.589

Önde gelen tıp dergisi Mayo Clinic Proceedings, 42 ülkeden 13.200’den fazla diyabetli birey arasında yapılmış en geniş enjeksiyon tekniği anketi sonuçlarını yayınladı. Diyabet tedavisinde altın öneriler nelerdir?

Yeni öneriler, bugüne kadar yapılan en geniş katılımlı uluslararası anketin bulgularına dayanıyor. Bu kapsamlı anket çalışmasında Türkiye 1.376 hasta verisi ile Çin’den sonra en yüksek katılımlı ikinci ülke olarak yer alıyor. 

Anket sonuçlarına göre, birçok diyabetli birey insülini yanlış uyguluyor ve ilaçtan maksimum yararı alamıyor. Bulgular, BD’nin (Becton, Dickinson and Company) koşulsuz katkılarıyla gerçekleştirilen Enjeksiyon Teknikleri ve Tedavileri Forumu: Uzman Önerileri  (FITTER) olarak bilinen uluslararası çalıştayın sonucu olarak yayınlandı. Uluslararası FITTER kongresi, 54 ülkeden 183 diyabet uzmanı ile Roma’da Ekim 2015’te gerçekleşti. 

Mayo Clinic Proceedings’te yayınlanan üç öneriden ikisi anketin temel bulgularına değinirken, üçüncü öneri ise dünya çapında lokal ve bölgesel enjeksiyon kılavuzlarını şekillendirmeye yardımcı olmak üzere yeni insülin enjeksiyonu önerileri sunuyor. Yayınlarda ayrıca kanıta dayalı Yetişkin ve Çocuklar için Uygun Enjeksiyon Teknikleri, Lipohipertrofinin Önlenmesi ve Tedavisi, İnsülin Enjeksiyonu, İğne Batma Yaralanmalarında Psikolojik Sorunlar ve Kesici-Delici Aletlerin Atık Yönetimi konularını ele alan”Altın Kurallar” yer alıyor.

Yeni FITTER Önerileri, doğru enjeksiyon teknikleri ve diyabet yönetimine yönelik, diyabetli bireylerin insülin tedavilerinde daha iyi klinik yönetimi için net bir yol haritası sağlayacak yeni standartlar içeriyor. Bu önerilere uyulması uzun süreli komplikasyon riskini ve sağlık harcamalarını azaltırken, hastalar için daha iyi kan şekeri kontrolü ve sağlık profesyonellerinin daha güvenli enjeksiyon uygulamasını sağlıyor.

Enjeksiyon teknikleri diyabet tedavisinde çok önemli

enjeksiyon-teknikleri-diyabet-tedavisinde-cok-onemli

Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kaya, yayınlanan önerilerle ilgili olarak “Enjeksiyon tekniklerinin diyabet tedavisinde oldukça kritik olduğunu son yıllardaki çalışmalarla daha net anlamaya başladık. İnsülin enjeksiyonu ve infüzyonu konusunda kanıta dayalı güncel bilgileri kapsayan FITTER önerileri ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğru enjeksiyon uygulamalarını  yaygınlaştırarak diyabeti daha iyi yöneteceğimize inancımız tam. Türkiye’den alanında uzman 5 meslektaşımız bizzat FITTER’a katılarak  bu önerilerin oluşmasında aktif rol aldı. Akabinde hızlıca Türkiye FITTER ekibi olarak çalışmalarımıza başladık. Global FITTER önerilerini en kısa süre içerisinde tüm meslektaşlarımızın kullanabileceği ve uygulayabileceği şekilde ülkemize uyarlıyor olacağız. Daha iyi diyabet yönetimi için hekim olarak bu konuya daha fazla önem vermeli ve meslektaşlarımızı bu konuda bilgilendirmeliyiz,” diye belirtti. 

BD Türkiye Genel Müdürü Murat Erboz, “FITTER ve kanıta dayalı bu yayınlar,diyabet yönetimi ve insülin enjeksiyonu için yeni standartlar sunuyor. Bu yayınlarda yer verilen bulgu ve öneriler, diyabetli bireylerin ve sağlık profesyonellerinin yeni yöntemleri günlük yaşamlarına adapte etmelerini sağlayacak. Bu öneriler rutin uygulamaya geçerse, doğru insülin enjeksiyon ve infüzyonu ile daha iyi kan şekeri sonuçlarını en kısa zamanda görebileceğiz,” dedi. 

FITTER’ın ana bulgularından öne çıkanlar:

  • İnsülin kullanan birçok hasta önerilenden daha uzun ve kalın iğne kullanırken, aynı iğneler sıklıkla tekrar kullanıyor.
  • Kısa kalem iğnelerinin kullanımı (mevcut 4mm kalem iğneleri) daha az acı hissi vermesinin yanı sıra enjeksiyon konforunu artırarak eşit kan şekeri kontrolü sağlıyor.
  • Yanlış rotasyon sonucu insülin kullananların 1/3’ünün enjeksiyon bölgelerindeki yağ dokuda yumrular oluşuyor (lipohipertrofi adı verilen bir komplikasyon). Eğer hasta lipohipertrofiye insülin enjekte ederse, insülin emilimi etkileniyor ve bu durum hastaların daha fazla insülin enjekte etmelerine neden olabiliyor. Böylece onları, kan şekerinde beklenmedik dalgalanmalara ve tehlikeli hipoglisemi riskine sokuyor.
  • Daha fazla insülin kullanmalarına rağmen, lipohipertrofisi olan bireylerde kan şekeri kontrolü kötüleşiyor. Bu da gözde, böbrekte ve sinir sisteminde birçok komplikasyon riskini artırıyor. İlk adım olarak, enjeksiyon bölgelerinde doğru rotasyon uygulayarak lipohipertrofiyi ortadan kaldırmak mümkün. Bu gibi doğru uygulamalar ile klinik sonuçların iyileşmesi, insülin tüketiminin azaltılması ve sonuç olarak sağlık maliyetlerinin düşürülmesi sağlanabilir.
  • Kalem iğneleri ve şırıngalar tek kullanımla sınırlanmalıdır, bir defadan fazla kullanılan kalem iğneleri enjeksiyon konforunu en aza indirirken, kullanımdan sonra steril olmadıkları için enfeksiyon riskine de yol açmaktadır. 
  • Yaş, cinsiyet ve vücut tipi ayırt etmeksizin enjeksiyon yapılan her hastaya mümkün olan en kısa kalem iğnesi (mevcut 4 mm) kullanılması önerilmektedir. 
  • Uzun kalem iğnesi hastada kas içi enjeksiyon riskini artırır. Bu durum kan şekerinde dalgalanma ve hipoglisemi riskini artırarak insülin alımı ve etkisini hızlandırır. 
Yorumlar