Dr. Erdoğan Zaim

8 Nisan 2014 tarihinde eklendi.

HAKKINDA?
dr-erdogan-zaim2

İlköğrenimini Aksaray Mahmudiye ve Oruçgazi’de okudu. Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi. 1989 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirerek doktorluk hayatına başladı. Bir müddet Erzurum araştırma Hastanesi’nde çalıştı. Mecburi hizmetine 1991 Yılında Mardin Verem Savaş Dispanseri’nde baştabiplik görevlerinde bulundu. 1993 yılında kendi isteği ile Tekirdağ Malkara ilçesi Balabancık Beldesi sağlık ocağına tayin oldu. Malkara’nın Sağlamtaş ve Kozyörük beldelerinde çalıştı. Malkara ilçesine ilk özel polikliniği kurdu. Tekirdağ il merkezine ve Şarköy ilçesine poliklinik kurdu. Edremit’in Zeytinli kasabasına sağlık polikliniği kurdu. (170 kişiye yakın hemşire ve doktor çalıştırdı.) Askerliğini 1993 yılında Sinop Ayancık Hava Radar Üssü’nde Tabip Er Olarak Tamamladı. Devlet Görevinden 1998 yılında kendi isteği ile istifa ederek yurt dışına uzmanlık eğitimi almaya gitti. Uzmanlık eğitimini Rusya’da iç hastalıkları ve lazer tedavisinde aldı. 1998 yılında Pekin Geleneksel Tıp Akademisi’nden yüksek lisansını başarıyla tamamlayarak uzmanlık belgesini aldı. Çin’de ayak masajı konusunda uzun süreli eğitimler aldı ve çalışmalar yaptı. İnsan vücuduna yerleşmiş ben’ler ve organ sistemleri ile olan ilişkileri üzerine çalışmalar yaptı. Çin Masajı ve Akupressör Masaj sertifikası aldı. Çin Shantou’da Refleksoloji konusunda eğitim aldı. Sujok Akupunkturu (Kore Akupunkturu) üzerine Rusya’da eğitim aldı. Rusya’nın Varonezh şehrinde cilt hastalıkları üzerine eğitim aldı. 2011 yılında dünya akupunktur kongresi çalışmalarına katılarak Antalya Kemer’de sertifika aldı. Ankara Gazi üniversitesi Eczacılık Fakültesi Prof.Dr. Ekrem Sezik hocadan farmakognozi konusunda eğiim alarak fitoterapinin temellerine giiş konusunda sertifikasını aldı. Gazi Hastanesi’nde modern tıbbın bütün dalları ile akupunktur tedavi endikasyonlu hastaların karşılaştırmalı tedavilerinde birebir hastalık tedavi protokolleriine enteraktif olarak katıldı. Gazi Üniversites’nde Prof.Dr. Cemal Çevik hocadan akupunktur uzmanlığı ve sağlık bakanlığı onaylı sertifikasını aldı. Gazi Üniversitesi Anesteziyoloji bölüm başkanı Prof.Dr. Kadir Kaya’dan kardiyopulmoner ressüsitasyon konuusnda eğitim aldı. Alman Nöral Terapi enstitüsü Zann’da 3 yıllık Nöral Terapi eğitimini tamamladı. Bulgaristan Varna Üniversitesi Prof.Dr. Todor Todoroff’ tan manüel terapi konusunda 3 yıl eğitim aldı. Kaslarla ilgili post isometrik relaksasyon konusunda Varna üniversitesinde eğitim aldı. Çeşitli şehirlerde konferanslar verdi. hastalıkları ve verem konusunda eğitim ve sertifika aldı. Türk Tabipler Birliği 2 Dönem işyeri Hekimliği eğitimlerini aldı. Sigara bırakma konusunda halkı aydınlatıcı çalışmalar yaptı. Tütün kullanımı sonucu oluşabilecek hastalıklar konusunda halkı bilgilendirici çalışmalar yaptı. 2002 – 2004 – 2006 – 2008 yıllarında istanbul Tüyap, İstanbul Marmara, Cerrahpaşa oditoryumu ve Antalya’da düzenlenen ulusal kongrelere katıldı. 3 yıl Tekirdağ yerel televizyonu kanal 59 da “Hayatın Sırrı” isimli sağlık programı yaptı. Rusya ve Tibet’te Kefir konusunda çalışmalar yaptı. (Hastalarına yurt dışından getirdiği orjinal Kefir mayası ile özel tedavi uygulanıyor.) Osmanlı Tıbbı üzerine araştırmalar yapıyor ve oradaki bilgiler ile günümüz modern tıbbını sentezleyerek tedavi seçeneklerini geliştiriyor. Kanser dahil çoğu çözümsüz hastalıkta bitkisel destekli tedaviler uyguluyor. Hirudoterapi (sülük tedavisi) üzerine eğitim aldı. Amerikan alternatif tıp bilimleri dekanı Jeffrey Darın tarafından Japon akupunkturu Çocuk Akupunkturu, Ortopedik Akupunktur üzerinde eğitim aldı. 2008 Yılında Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen Aile Hekimliği kursuna katılarak sertifikasını aldı. İnsan vucudunun işleyişi ve Dua’nın iyileştirme etkileri ile ilgili çeşitleri araştırma ve çalışmalar yapıyor. Çörekotu yağı ve siyah üzüm çekirdeği yağının faydaları üzerinde çalışmalar yapıyor. Kekik bitkisinin tansiyon ve kan dolaşımı üzerine etkileri hakkında araştırmalar yapıyor. Bilimsel Nöral Terapi Derneği , Akademik Akupunktur Derneği, İstanbul Akupunktur Derneği, Tamamlayıcı Tıp Derneği, Amerikan Hawaii Akupunktur Derneği, Almanya Nöral Terapi Derneği, Tamamlayıcı Tıp Derneği üyesidir. Halen Geleneksel Osmanlı ve Türk Tıbbı, Fars Tıbbı, Uzak Doğu (Çin ve Tibet) Tıbbı, Rus Tıbbı konusundaki çalışma ve araştırmalarına devam etmektedir. Aynı zamanda Rusya, Uzakdoğu,Suudi Arabistan’da yaptığı araştırmalar, Osmanlı Saray ilaçları iyileştirme yöntemleri üzerine yaptığı incelemeler sonucu Diyabet (şeker hastalığı) tedavisi konusunda elde ettiği bilgi ve birikimleri tedavilerine yansıtmaktadır. Halen geleneksel tıp açısından romatizma hastalıklar ve tedavisi hakkındaki kitabını hazırlamaktadır. 

MODERN TIPTA DOKTORLAR

Modern tıpta doktorlar, herkes için, aynı hastalığa aynı tedavi yöntemi ile yaklaşmaktadırlar. En fazla ilacın dozajı veya alınış şekli ile farklılık gösterirler. Geleneksel tıpta ise hekimler, her hastayı ayrı birer vaka olarak algılar.

Çünkü her kişinin mizacı, genetik durumu, bağışıklık sisteminin, geçirmiş olduğu hastalıklar, ameliyatlar, kan grubu, sosyal çevresi, ekonomik durumu, mesleki durumu, yaşam tarzı, psikolojik yapısı, eğitim durumu, uyku durumu, alerjik yapısı, ilaç alma alışkanlıkları, beslenme tutum ve alışkanlıkları, sigara, alkol gibi alışkanlıkları farklı farklıdır.

Dolayısıyla, aynı hastalık her kişide farklı etkilere neden olabileceği gibi, tedavisinde de (sağaltılmasında) farklı yöntem ve ilaçlar gerekebilir. Ayrıca hastalığın hangi aşamasında hekime geldiği de çok önemlidir.

MODERN TIPTA SADECE

Modern tıpta hastalılıklara sadece; kimyasal olarak üretilen sentetik veya yarı sentetik ilaçlarla çare aranmaktadır. Kişinin bünyesine, mizacına, kan grubuna uygun doğal ilaçlar kullanılması gerekliliği çoğu doktor tarafından kabul edilmediği gibi bunu öneren veya uygulamaya çalışan doktorlar da çoğu zaman çeşitli kesimlerin (ki -bunların çoğunun arkasında ilaç firmalarının olduğu artık inkâr edilmemektedir.)  baskısı veya saldırısına maruz kalmaktadırlar.

Şöyle ki insan vücudunun yapısında doğaya zararlı hiçbir madde olmadığı gibi, insana, doğal olmayan bir madde verilmesi de doğasına aykırı gelecek ve çok sayıda yan etkiyle karşı karşıya kalacaktır. En başta vücudu kimyasal atıklar ile dolacaktır.

Organ nakli gibi düşünecek olursak vucud bu aykırı durumu kabul etmeyecek ve yan etkilerle savunma durumuna geçecektir. Eğer bu durumlar göz ardı edilirse, – ilk başlarda ciddi olarak kendini belli etmese de – yan etkiler ilerde tedavisi belki çok zor olan hastalıklar olarak kişiye miras kalacaktır.

Peki, modern tıp ne yapıyor? Yan etkilerden dolayı ortaya çıkan hastalıkları da aynı şekilde yine sentetik kimyasallarla tedavi etmeye çalışıyor. Sonuç? Yanlışı diğer bir yanlışla örtbas etmeye çalışmaktan başka bir şey değildir. ‘’İki yanlış bir doğru etmez’’!

Hemen her yaşta elinde ilaç poşetiyle yaşayanların ( birçok hastalıklara maruz kalmaları ile birlikte) hayatlarının ilerleyen dönemlerinde özellikle böbrek ya da karaciğer yetmezliğinden muzdarip olmaları ve hatta çoğunlukla da ölmeleri bu yüzdendir.

Alkol, sigara, abur-cubur yeme vb. kötü alışkanlıkları olan birinin tedavisi ise daha ciddi olmalıdır. Öncelikle alışkanlığını terk etmesi zorunludur. Yoksa siz istediğiniz kadar tedavi edin, fonksiyonları bozulmuş olan bir kişide sigara ve alkol alışkanlığı devam ettiği sürece vücut, gereken doğru yanıtı veremeyecektir.

İnsanlar israf ve aşırı tüketim felsefesi ile hem doğanın dengesini bozmuş hem de kendilerine yeni dertler üretmişlerdir.

Oysa tabiat eczanesi her derdin dermanını kendinde barındırmaktadır. Zorunluluk halinde kimyasal ilaç kullanmak gerekse bile bunun yan etkilerini ortadan kaldırmak için de yine tabiat eczanesine başvurmak gerekir.

İşte bahsettiğimiz bütün bu nedenlerden dolayı ancak bir hekim, hastayı bir bütün içinde değerlendirir ve gerekli tedaviyi gerçekleştirebilir.

GÜNÜMÜZ DOKTORLARININ ÇOĞU

Günümüz doktorlarının çoğu, HİPOKRAT yemini yapılarak alınan tıp diplomalarına rağmen, maalesef HİPOKRAT’A ve takipçileri Galinos, İbn-i Sina vb. tıp tarihine mal olmuş bir çok büyük hekime yakışmayan tavırlar sergilemektedirler. Aynı diploma sahipleri; tezatlarla dolu bu yanlış mantıktan kaynaklanan teşhis ve tedavi karmaşalarının olumsuzlukları sonucu birçok ölümcül hatalara yol açmaktadırlar.

YARATILIŞ İTİBARİ İLE

Yaratılış itibari ile karmaşık bir yapıya sahip olan insan bünyesindeki laboratuar ortamında; sağlık ve hastalık döngüsünün, bütün safhaları ve reaksiyon zincirleri takip edilemez. Dıştan içe ve içten dışa tüm oluşum süreçlerine ve bunların ilerdeki olumlu ya da olumsuz sonuçlarına uyum mantığıyla yaklaşılmadan hiçbir tedavi olumlu sonuç vermez.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZELDİR

Şeker hastalığı, aslında sindirim sisteminin yorgun ya da hasta olmasına bağlı olarak pankreas bezinin, karaciğerin ve böbreğin düzensiz çalışmasından meydana gelir. Günümüzde bu hastalığa karşı yapılabilen bir tedavi yoktur. Yapılabilen sadece şeker hastalığına ait olumsuz belirtilerin bastırılmasıdır. Bunun için ya dışarıdan insülin verilir, ya da kandaki şeker düşürülmeye çalışılır. Kimsenin yukarıda saydığımız organları onarmak için izlediği bir yol yoktur ki, şeker hastalığı tedavi edilebilsin.

Bunun yanında; romatizmal hastalıklar, bugün tedavi edilemiyor. Birçok anti romatizmal ağrı kesicilerle, ürik asidi düşürücü ilaçlarla, antibiyotiklerle, böbrekleri bozan ve kemik erimesine yol açan kortizonlarla, ağrı kesicilerle antienflamatuar vb yöntemler ve ilaçlarla tedavi adına yeni hastalıklara kapı açan tam bir sağlık karmaşası sürüp gitmektedir. Birçok hastalık türünde maalesef durum yine aynı yanlış yaklaşımlar içinde seyretmektedir.

TIP İNSAN İYİLEŞTİRME SANATIDIR

DOKTORLUK?

Doktorluk her meslekte var olan kariyerlik bir ünvandır. Örneğin; matematik, hukuk, iktisat, fizik doktoru olduğu gibi tıp doktoru da vardır. Ama hekimlik başka bir konudur. Hekim kelimesi hakim olmaktan, hikmet sahibi olmaktan gelir. Yaratılmış bir varlığa hizmet ettiğini bilir, manevi kimliği vardır. Tıp bir bilim dalı değildir. İnsan iyileştirme sanatıdır ve bilimin nimetlerinden de faydalanır. İlmi değerler ışığında araştırır, çalışır ve uygular.

HADİS
“Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi” (Buhari, Kader, 4)

Doktor Erdoğan Zaim’den randevu almak için bu hattı arayabilirsiniz.

erdogan-zaim-iletisim-numaralari