Reklamı gizle

Şeker Hastalığı ve İlaçlar

29 Nisan 2015
6.305

İlaçlar:

Şeker hastalarında eksik olan insülin dışarıdan iğne şeklinde deri altına verilir. Piyasada tesir durumlarına göre 3 tip insülin vardır.

İnsülin Tipinin Seçimi ve Günlük İğne Adedi:

Şekerin oynama durumu, yeme şekli, öğün adedi, hamilelik, başka hastalığının olup olmayışına göre insülin tipi ve dozu doktorlarca önerilir. İhtiyaçtan fazla insülin alınırsa, şekeri fazla düşürüp komaya sokabilir.

İğnenin Vurulacağı Yer:

İnsülin iğnesinin vurulacağı yer çok önemlidir. Sinirlerin ve kan damarlarının fazla olduğu yerlere iğne vurmamalıdır.

İğne deri altına, kaslara dalmayacak şekilde vurulur. İğne vurulan yerlerde, bilhassa kadınlarda yağ düğmecikleri meydana gelebilir. Bu nedenle ayni bir noktaya 30 günde bir iğne vurmalıdır.

İnsülin şişesi köpük yapmayacak şekilde iki el arasında yuvarlanmalı sonra şırıngaya çekilir.

İnsülin Tedavisinde Oluşan Komplikasyonlar

İnsülin iğnesi, vurulduğu yerde ağrı acı yapmamalı. Ağrı yapıyorsa bu, buz dolabından çıkartılan insülinin odada yeterince ısınmadan vurulmasından veya sinire rastlamış olmasından ileri gelebilir.

İnsülin iğnesi vurulunca kanama olmamalıdır. Kanama olursa bu iğnenin damara geldiğini gösterir. İğne temiz olursa apse yapmaz.

Bazı hastalarda insülin alerji yapar, vücudun çeşitli yerlerinde kızarma ve kaşıntı meydana gelir. Göz kapakları, dudaklar ve boğazda Ödem (şişme) olur. Bu nevi arıza bilhassa yavaş etkili insülinlerde sık olur. Bu halde doktor insülinin tipini değiştirir.

Şekerin Normalin Altına Düşmesi :

İnsülin kullananlarda çok rastlanan ve en tehlikeli konudur ve hastayı komaya sokabilir. Şeker düşmesinde:

• Hasta önce aşırı açlık hisseder, biraz sonra bu his geçer.

• Mide ağrısı olur.

• Bulantı ve Mide-bağırsakta aşın gaz meydana gelir.

• Bedenen ve ruhen bitkin olurlar, hasta güçsüzdür, düşünemez ve muhakeme edemez hale gelir. Elindeki anahtarı aramaya başlar.

• Baş ağrısı ve baş dönmesi.

• Göz kararması.

• Yalpa yaparak yürüme.

• Ellerde titreme.

• Oturma, uzanma, yatma ihtiyacı, uyuklama olur.

• Yüz kızarır veya solar.

• Kalp çarpıntısı ve soğuk terlemeler olur.

Bu belirtilerin hepsi birlikte veya bir kısmı görülebilir.

Şeker hastalarında karakterde değişir. Dikkatlerini toplayamaz. Öfkeli olurlar, etrafındakilere yerli yersiz hücum ederler. Topluluklara katılamazlar. Bunlara bir bardak şekerli su verildiğinde karakterleri derhal iyileşir. Mantıklı düşünmeye ve iyi hareket etmeye başlarlar.

• Şekeri düşük olanların uykusu dinlendirici olmaz, bir sürü rüya görürler.

Bu belirtiler hasta ve hastanın etrafındakilerce iyi bilinmeli ve durumun daha kötüye gidip komaya girme önlenmelidir. Aksi halde düşük şekerden hasta komaya girebilir. Şeker düşüklüğünden komaya giren hasta yıkılır, titrer, gayri muntazam kelimeler fısıldar. Koma bazen beyinde tahribat yapar ve felçlere, bunamalara yol açabilir.


Şekerin Aniden Düşmesi:

• İnsülinin fazla verilmesi.

• O gün, şekerli gıdaları az yemiş olmadan.

• Fazla ve süratli hareketlerde bulunma gibi nedenlerden olabilir. Bu halde hastaya hemen 1 bardak şekerli su

içirmeli veya hasta cebinde taşıdığı kuru üzümü veya şekeri yemelidir.

İnsülinin Etkisiz Kalması:

Bazı hastalara günde 500 üniteye kadar insülin verildiği halde etkisi görülmez. Günde normal ağırlıkta bir

hastaya 80 -100 ünite insülin vermek icap ederse, o hasta iyi bir tetkikten geçirilmelidir. Bu kadar yüksek dozda verilen insülinin etkisini önleyen bir faktör olabilir. Yalnız şişmanlatıcı şeker hastasına, böyle etkisiz diye yüksek dozda insülin vermemeli, aksi halde onlarda acıkmaya, çok yemeye ve kilo almaya neden olunur. Fevkalede bir zaruret olmadan şişmanlatıcı şeker hastalarına insülin vermemeli. Zaruret halinde çok az verilmelidir.’ Asla yüksek dozda verme düşünülmemeli.

Hastada insülin etkisiz kalıyorsa sebepleri araştırılmalı, bu hususta ilk akla gelenler :

• Bazı hastalıkların araya girmesinden :

• Akciğerlerin hastalanması.

• İdrar yolları hastalıkları.

• Cinsel organlardaki hastalanmalar.

• Ruhi bozukluklar.

• Kortizonlu ilaç tedavileri (bu gözden kaçmış olabilir).

• insülin iğnesinin vurulduğu yerde çok miktarda yağ düğmecikleri meydana gelmiş olabilir ve insülini bloke

ederler.

ÖNERİLEN İNSÜLİNİN İSABETSİZ OLASILIĞI

İnsülin pankreas bezinin bir merkezince salgılanır. Diyabetlilerin eksik olan insülinleri dışarıdan iğne şeklinde verilir. Dışarıdan verilen insülinin etkisi gelip geçicidir, bu bir nevi saman alevini andırır. Uzun etkili insülinler içinde durum böyledir. Verilen insülin ihtiyaç olsun veya olmasın beklemez, etki eder geçer.

Sağlıklı kişilerde insülin, ihtiyaç olduğu zaman salgılanır ve ihtiyaca yetecek kadar salgılanır. Dışarıdan verilen ise böyle değildir. Vücudumuza verilen insülin bizim kontrolümüzden çıkmıştır ve kanda şekeri düşürmeye devam eder. Verilen insülin ihtiyaçtan fazla olursa, kandaki şeker hemen harcanır ve vücutta şeker düşüklüğü ortaya çıkar. Bu durumdan, önce sinir sistemi müteessir olur.

İnsülin daha çok sığır veya domuzdan elde olunur, bazen hasta bunlardan birine karşı hassas olabilir o zaman öbürü ile değiştirmelidir.

Bir önceki yazımızda Gıdaların Hazım Sürelerinden bahsettik, sindirim problemi yaşıyorsanız mutlaka okumanızı öneririz.

Yorumlar