Reklamı gizle

Uykusuzluk Diyabeti Daha İleri Bir Safhaya Götürür Mü?

2 Ocak 2017
3.329

 

uykusuzluk-diyabeti-daha-ileri-bir-safhaya-goturur-mu

Özellikle bugünlerde uykularımızı kaçıran malum terör olayları nedeniyle birçoğumuzun gözüne uyku girmemektedir. Peki uykusuzluk biz diyabetlilerin sağlığını ne derece olumsuz etkilemektedir?

Uykuya dalma, uykuyu sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin, dinlendirici olmayan bir uyku söz konusu ise uyku bozukluğundan söz edilebilir.

Epidemiyolojik (*) çalışmalar uyku bozukluklarının toplumda sık olduğunu ortaya koymuştur.

 

Amerika’da 70 milyondan daha fazla kişide uyku problemi olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde bu sayı 2.5 milyondan fazladır. Dünya sağlık Örgütü, 15 farklı ülkede birinci basamak tedavi kurumlarına başvuran kişilerin %27’sinde uyku sorunu olduğunu ortaya çıkarmıştır.

 

  • Uykuyla ilgili bozukluklar toplumda çok yaygın olup önemli sonuçlara yol açabilmektedir. Uyku bozuklukları kişinin;

 

– Okul veya iş başarısını,

– Sosyal yaşamını,

– Evlilik ve diğer ilişkilerini, kısaca hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Uyku hastalıkları ayrıca;

– İş ve trafik kazalarına neden olmaktadır.

– Bazı uyku hastalıkları hayatı tehdit eden komplikasyonlara neden olabilmektedir.

– Kişinin bilişsel işlevlerini bozabilmekte, psikiyatrik ve diğer sistemlerle ilgili (kardiyovasküler, nörolojik, metabolik) hastalıkların ortaya çıkma riskini artırmaktadır.

DİYABET VE UYKU

Diyabetik bireylerin %70’inden fazlasında uyku problemi görülmektedir.Diyabetik bireylerde horlama, terleme, idrara çıkmak için sık sık uyanma, sabah uyandıklarında ağızda kuruluk, uyandığında kendini dinlenmemiş hissetme, ertesi gün ortaya çıkan aşırı uykululuk hali gibi sıkıntılar ortaya çıkmaktadır ve bu durumdan:

– Kötü glisemik kontrol

– Diyabetik nöropati

– Gece görülen hipoglisemiler sorumlu olabilir.

Yapılan araştırmalar diyabet ile uyku bozuklukları arasında çift yönlü bir ilişkinin olduğunu ortaya koymuştur. Yani diyabet uyku bozukluğuna, uyku bozuklukları da diyabete yol açabilmekte ve diyabetin kontrolünü zorlaştırabilmektedir.

UYKU KALİTESİ, SÜRESİ VE DİYABET

Epidemiyolojik çalışmalar uyku süresi ile:

– Obezite

– Diyabet

– Hipertansiyon

– Koroner kalp hastalığı

– Tüm sebeplere bağlı mortalite gibi durumlar arasında U-Şeklinde bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Yani uyku süresinin daha kısa yada daha uzun olması komplikasyon oranını artırmaktadır.Hem diyabetin gelişimi hem de kontrolü uykunun kalitesi ve süresi tarafından etkilenmektedir.

 

  • Altı saatten daha az ve 9 saatten daha fazla uyku;

 

– Artmış bozulmuş glukoz toleransı,

– Artmış tip 2 diyabet gelişimi,

– Artmış açlık kan şekeri ve

– Yüksek HbA1c düzeyleri ile ilişkili bulunmuştur.

DİYABET VE İNSOMNİA

 

  • İnsomnia (uykusuzluk); uykuya dalamama, uykuyu sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin, dinlendirici olmayan uyku olarak kabul edilmektedir.
  • İnsomnia; dünyada en sık görülen uyku bozukluklarından biridir.
  • İnsanların %50’si yaşamlarının bir döneminde insomnia sorunu yaşamaktadır.

Ülkemizde yapılan bir çalışmada genel popülasyonun %22’sinin insomnia yakınması olduğu

 

ortaya konulmuştur. Bunların;

– %50’si uykuya dalma

– %44’ ü uykuyu sürdürme,

– %6’ sı da hiç uyuyamadığını söylüyor.

Diyabetik bireylerde kontrol grubuna göre karşılaştırıldığında insomnia oranı daha yüksek (%50 vs %31). Ayrıca uyku ilacı kullanımı daha fazla (%25.9 vs %6). Ciddi insomniası olan ve günde 5 saatten daha az uyuyan bireylerde (ciddi insomniası olmayan ve 6 saatten daha fazla uyuyanlara göre ) diyabet gelişme riski %300 artmıştır.

DİYABET VE UYKU APNE SENDROMU

 

  • Uyku sırasında, solunumun en az 10 saniye süreyle durması “uyku apnesi“ olarak tanımlanmaktadır. Üç tip uyku apnesi vardır:

 

– Obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS): solunum çabası sürerken ağız ve burunda hava akımının olmamasıdır.

– Santral uyku apnesi: solunum çabası ve hava akımının birlikte olmamasıdır.

– Miks tip uyku apnesi: başlangıçta santral olan apnenin solunum çabasının başlamasına rağmen devam etmesidir.

Apnelerin %90-95’i obstrüktif tiptedir. OSAS görülme sıklığı; yaş ve kilo ile doğru orantılıdır.

Diyabetik hastalarda OSAS sık görülen bir uyku hastalığıdır. Çeşitli çalışmalarda diyabetik bireylerde %36-60 oranında OSAS olduğunu gösterilmiştir. Obez diyabetik bireylerde OSAS sıklığı %86.6’dır. Çalışmalar ayrıca OSAS’lı hastalarda diyabet sıklığının arttığını göstermektedir. Çalışmalar hem diyabeti olan hem de diyabeti olmayan bireylerde OSAS’ın şiddeti ile HbA1c düzeyi arasında pozitif korelasyon olduğunu ortaya koymuştur.

TİP 1 DİYABET VE UYKU

 

  • Uyku bozukluklarının tip 1 diyabeti tetiklediğine dair bir bilgi yok.
  • Ancak tip 1 diyabetik hastalarda uyku problemi olduğu bilinen bir durum.
  • Tip 1 diyabetik çocuklarda diyabeti olmayanlara göre; santral apne daha sık ve daha uzun süreli.

Bu durum kötü glisemik kontrol ve diyabet süresi ile ilişkilidir. Tip 1 diyabetik hastalarda çok hızlı kan şekeri değişiklikleri olmakta, çok sık hipoglisemiler meydana gelmektedir. Bu durum tip 1 diyabetiklerde;

 

– Total uyku süresinde azalma,

– Daha geç uyumalar,

– Uykunun kalitesinde azalma ve

– Ertesi gün uykululuk halinde bir artış meydana getirmektedir.

ÖZET

 

  • Hem diyabet hem de uyku bozukluğu toplumda sık görülen hastalıklardır.
  • Diyabette uyku bozuklukları sık görülmektedir.
  • Uyku bozukluklarında da diyabet sık görülmektedir.
  • Uyku bozukluğu diyabete, diyabette uyku bozukluğuna yol açmaktadır.
  • Diyabetin kötü kontrolü uyku kalitesini bozan önemli bir faktördür.
  • Diyabette görülen uyku bozukluğu diyabetin kontrolünü olumsuz etkilemektedir.
  • Kan şekeri regülasyonu sağlamakta zorlanılan diyabetik hastalarda uyku problemleri dikkate alınmalıdır.

 

Kaynak: Prof. Dr. Yusuf ÖZKAN -F.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, ELAZIĞ

(*)Epidemiyolojik araştırmaların temel amaçları : Sağlıkla ilgili olayları tanımlama ve görülme sıklığını ölçmek, hastalık ya da kazaların nedenlerini inceleyen çözümleyici çalışmalar yapmak, uygulanan sağlık hizmetinin veya programlarının etkinliğini ölçme ve değerlendirme çalışmaları yapmaktır.

Epidemiyolojik çalışma insan topluluklarını hedef alır. En sık olarak belli bir zamanda, belli bir bölgedeki topluluk, yaş, cins, meslek gibi alt gruplarla analizler yapılır. Burada amaç pozitif sağlık durumları veya hastalıklarla neden olabilecek belirleyicilerin incelenmesidir.

Yorumlar